Ebola Virüsü
Ebola Virüsü

Ebola

Dil/Languages: Türkçe

Ebola virusunun etken olduğu, Ebola virus hastalığı veya Ebola kanamalı ateşi olarak bilinen, insan ve maymunları tutan bir hastalıktır. Hastalık ilk defa 1976 yılında tanımlanmış olmakla birlikte son zamanlarda bazı Batı Afrika ülkelerinde hızlı bir yayılım gösterdiği için tekrar dünya gündemine oturdu. Tipik olarak kanamayla ve yüksek ölüm hızıyla seyreden bir viral enfeksiyondur. İnsanlarda hastalığa yol açan ve Ebola genusunda kabul edilen başlıca dört virüs bilinmektedir. Bunlar Bundibugyo virusu, Sudan virusu, Tai Forest virusu ve Ebola virusdur (önceden Zaire Ebola virusu). Ebola hastalığı ilk defa 1976 yılında Zaire’nin (şimdiki Demokratik Kongo Cumhuriyeti) kuzeyinde kırsal alanda ortaya çıktı. Hastalık adını buradai Ebola nehrinden almaktadır.

Ebolada temastan sonraki sekiz-on günde (iki gün ile üç hafta arasında) hastalık belirtileri ortaya çıkmaktadır. Ilk ortaya çıkan semptomlar ateş, kas ağrıları, boğaz ve baş ağrısı olmaktadır. Ilerleyen zamanda kusma ve ishalle seyreden döküntüler ortaya çıkar. Kısa zamanda karaciğer ve böbrek fonksiyonlarında ciddi bozulmalar görülebilir. Bu bozulmaların sonucunda hastalarda kanamalar görülmekte ve ölümcül olabilmektedir.

Ebola Virüsü Nasıl Bulaşır

Virusun bulaşması genellikle enfekte hayvanların kan ve kan ile bulaşmış sıvılarından alınır. Hava yoluyla bulaşma henüz ispatlanmış değildir. Köpeklerin ve yarasaların kendileri hasta olmadan virusu taşıdığı kabul edilmektedir. İnsanlar, köpeklerle yakın temas sırasında yada ısırılma gibi maruziyetlerle enfeksiyonu alabilmektedirler. Enfekte olan kişiler de başkalarına bulaştırabilirler.

Okunmaya Değer Yazı!  Balkabağı Şifa Deposu

Hastalığın yayıldığı ülkelerdeki sağlık hizmetlerinin yetersizliği sağlık çalışanlarını ve hastaneye başvuran diğer kişileri ciddi olarak riske sokmaktadır. Enfeksiyonlu kişilere hizmet veren sağlık çalışanlarının üniversal önlemlere uymamaları ve enjektör gibi tek kullanımlık malzemeleri tekrar kullanmak zorunda kalmaları hastalığın yayılmasında önemli bir etkendir. Üniversal önlemler kısaca bütün vücut sıvıları ve açık yaralara koruyucu eldiven, önlük ve gerektiğinde maske ve gözlük giyerek müdahale etmeyi gerektirmektedir.

Klinik Seyir

Ebola başlangıçta bir grip benzeri tablo ile başlar. İlk dönemde yorgunluk, ateş, başağrısı, kas ve eklem ağrıları dikkat çekicidir. Hasta iştahsızdır ve kusması ve ishal gibi gastreintestinal belirtileri vardır. Daha az olarak boğaz ağrısı, nefes darlığı, yutma güçlüğü, göğüs ağrısı ve makülopapuler döküntüler gibi cilt bulguları da görülebilir.

Hastalığın seyrinde olguların yaklaşık yarısı enjeksiyon yerlerinden veya gastrointestinal sistem, burun ve vajen gibi mukoz membranlardan kanarlar. Semptomların başlamasından yaklaşık bir hafta sonra kanamalı evre başlar. Gözlerde kızarıklık ve kan içeren kusma tipiktir. Bundan sonraki dönemde en önemli belirtiler ve mücadele alanı cilten, mukoz membranlardan vücut içine ve dışına kanamalardır. Ağır kanamalar nadiren ve genellikle gastreintestinal sistemden olur. Bu kanamalar ölümle sonuçlanabilir. Yetersiz kan dolaşımı ve çoklu organ yetmezliği sendromunun ortaya çıkması en önemli ölüm nedenidir.

Ebola Tanı

Şüphelenilen kişinin enfeksiyonun endemik olduğu bölgeye seyahat öyküsü, özellikle vahşi hayvanlarla veya tabiatla temas öyküsü varsa mutlaka tanının doğrulanması için ileri testler yapılmalıdır. Kesin tanı; kişinin kanından, virusun izole edilmesi, spesifik antikorların veya virüs RNA’sının PCR ile gösterilmesi ile olmaktadır. Salgınlar sırasında virüs izolasyonu gerekmez. PCR ile RNA veya ELISA ile spesifik protenin gösterilmesi tanı için yeterlidir.

Okunmaya Değer Yazı!  Grip Salgınları, Endemi ve Pandemiler

Benzer semptomlar nedeniyle kolera, tifo, riketsiyalar, şigelloz, sıtma ve diğer kanamayla seyreden viral enfeksiyonlarla karışabilir. Tanının kesinleştirilmesi kan örneklerinden antikor veya virus RNA’snın göterilmesi ile olabilir.

Ebola Virüsü Tedavi

Günümüzde Ebola için bilinen özel bir tedavi yoktur. Yapılan tedaviler destek tedavileridir. En önemlileri oral veya paranteral uygulanan rehidratasyon tedavisi ve kanamayı önlemeye yönelik tedavilerdir. Hastaların ağrılarını ve anksiyetelerini azalmaya yönelik yapılan tedaviler de önemlidir. Kanamaların durdurulması için kan ürünleri transferi oldukça önemlidir. Taze donmuş plazma, platelet veya eritrosit transfüzyonu yapılabilmektedir. Gene damar içi pıhtılaşmayı önlemeye yönelik uygulamalar gerekebilir. Bulunabilirse immünglobulin verilebilir. Bu tedavilerin ölüm oranını düşürmede önemli olduğu bilinmektedir.

Enfekte olan kişilerin yaklaşık % 50-90’ının öldüğü bilinmektedir. Hastalığın ilk görüldüğü Güney Sudan ve Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde salgınlar şeklinde ortaya çıktı. Hastalık tipik olarak Sahra-altı Afrika’nın tropikal gölgelerinde görülmektedir. Dünya Sağlık Örgütü 1976’dan 2013’e kadar toplam 1716 olgu bildirdi. Ancak 2014 yılı içinde Batı Afrika ülkelerinden Liberya, Nijerya, Gine ve Sierra Leone’de ortaya çıkan salgında 19 Eylül 2014 tarihi itibariyle 5864 olgu bildirildi. Bu olguların 3341’i laboratuvar teyitli idi ve toplam olarak 2811 kişi öldü.

Ebola Virüsünden Korunma

Enfeksiyondan korunmada en önemli faktör taşıyıcı hayvanlardan uzak durulmasıdır. Taşıyıcı hayvanların kontrölü ve enfekte olanların öldürülerek karkaslarının uygun şekilde ortadan kaldırılması hayati önem taşır. Etlerin iyi pişirilmesi ve etlere temas ederken eldiven giyilmesi önem arz eder. En genel korunma yöntemlerinden biri hastalığın olduğu bölgelerde ellerin iyi yıkanması ve koruyucu giysilerin giyilmesidir. Kan ve vücut sıvılarıyla bulaşan bütün enfeksiyonlardan korunmada geçerli olan “üniversal önlemlere” uyulması sağlık çalışanları için de önemli bir korunma yöntemidir.

Okunmaya Değer Yazı!  Bel Fıtığında Ameliyatsız Tedavi

Korunmada aşının çok önemli bir araç olabileceği düşünülmektedir. Son olarak geliştirilen bir aşının insanlarda denenmeye başlanması gelecek için ümit vadetmektedir.

Kaynaklar

1-http://www.cdc.gov/vhf/ebola/

2-http://www.who.int/mediacentre/factsheets/fs103/en/

Dil/Languages: Türkçe

Hakkında Skolyoz

Okudunuz mu?

Bebeğin Altı Nasıl Değiştirilir Ve Temizliği Nasıl Yapılır?

Bebeğin Altı Nasıl Değiştirilir Ve Temizliği Nasıl Yapılır?

Dil/Languages: Türkçe İçindekiler1 Bebeği Bezlerken Nelere Dikkat Edilmelidir?1.1 Yenidoğan Bir Bebeği Kundağa Sarmak Doğru mudur?2 …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir