Aşırı ve Kötü Terlemenin Çözümü

Sıcakların iyice kendini hissettirdiği günlerde terlemeyenimiz ve terlemekten dolayı şikâyetçi olmayanımız yoktur. Terlemenin amacını, vücudumuzdaki olumlu olumsuz etkilerini, aşırı terlemenin nedenlerini ve tedavisini bir bütünlük içinde ele almalıyız.

Terlemenin asıl amacı vücudun sıcaklık dengesini sağlamaktır. Araçlardaki radyatör gibi ter bezleri de vücudumuzu soğutmak ile vazifelidir. Isınan vücudumuzun soğuması için terledikten sonra cilt üzerinden terimizin buharlaşması gerekir. Eğer dış ortamın nem oranı yüksek ise ter yeteri kadar buharlaşamaz ve vücudumuz yeterince soğuyamaz. Bu nedenle de nemli havalarda sıcaklık daha fazla hissedilir. Vücudu soğutmasının dışında el ve ayakta kavramayı arttırır, derimizi nemlendirir.

Derimizin her tarafında yaygın olarak bulunan ter bezleri en sık sırasıyla ayak tabanları, alın, avuç içi ve yanaklarda; en seyrek olarak da sırtta ve kalçalarda bulunurlar. Yoğunluğu kişiden kişiye değişir, erişkin bir kişide ortalama 3 milyon ter bezi bulunur.

Sinir sistemi tarafından kontrol edilen terlemenin çeşitleri vardır. Vücut ısısını düzenlemek için tüm vücuttaki ter bezleri çalışır. Yaşanan psikolojik sorunlar ve stres durumunda daha çok avuç içi ve ayak tabanı terlemesi görülür. Strese bağlı terleme gece uykuda kaybolur. Bazı gıdaların da(baharatlı gıdalar, domates, ketçap, çikolata, kahve, çay veya sıcak çorbalar)  burun, dudaklar ve alında fazla terleme yapabildiğini görmekteyiz.

Günde Ne Kadar Terleyebiliriz?

Sağlıklı bir insan günde 500-1000 ml kadar terleyebilir. Vücut ısısının aşırı arttığı ateşli hastalıklarda, aşırı sıcak günlerde veya aşırı egzersiz durumlarında günde 10 litreye kadar terleme ile vücudumuz su kaybedebilir. Aşırı terlemeyle meydana gelen su ve tuz kaybını önlemek için bol sıvı tüketimi oldukça önemlidir. Yaz aylarında, ter bezi kanallarında biriken mineraller ve ölü hücrelerin bu kanalları tıkamasıyla terlemek zorlaşabilir. Ter bezlerinin tıkanmaması için en etkin yöntem sıkça duş alınmasıdır. Ter bezlerinin daha iyi çalışabilmesi için terlemeyi engellemeyen pamuklu giysiler giyilmesi de önemlidir.

Aşırı terlemeye neden olan durumları ve hastalıkları sıralayacak olursak; çevresel sıcaklık artışı, enfeksiyonlar, gebelik, menopoz, obezite, diyabet, hipoglisemi, hipertiroidi, kanserler, şiddetli ağrı, inme ve bazı sinir sistemi hastalıkları ve ilaçlar(ağrı kesiciler, antidepresanlar, insülin gibi).

Gece Terlemesi

Terlemenin daha çok gece vakti olan şekline ‘gece terlemesi’ diyoruz. Kişiyi uykudan uyandıracak şekilde ise veya yatak takımlarını ıslatacak seviyede ise gece terlemesi ifadesini kullanabiliriz. Gece terlemesi bazı hastalıkların belirtisi olabilmesi açısından oldukça önemlidir. Verem, Lenfoma, AIDS, diyabet(gece hipoglisemisi), Menopoz gibi rahatsızlıklar gece terlemesine neden olabilir.

Aşırı terlemenin zıddına bir de terlemediği için şikayetçi olan insanlar vardır. Bu kişiler daha çok metabolizması iyi çalışmayan veya az su tüketen kimselerdir. Bol su içen, metabolizması iyi çalışan ve ter bezleri tıkalı olmayan herkes az da olsa mutlaka terler.

Aşırı terleme ile ciltte üreyen mikropların terin içindeki maddeleri parçalayarak kötü koku oluşturması ve ellerin aşırı terlemesi ile el sıkışmadan çekinme, sosyal sorunlara neden olarak kişinin psikolojisini olumsuz etkileyebilir. Kötü ter kokusu, kişiye özel olan ter kokusundan biraz farklıdır. Koltuk altı ve ürogenital bölgedeki ter bezleri vücudun diğer ter bezlerinden farklı özellikte ter üreterek, kişiye özel bir ter kokusu oluşturmaktadır.

Kötü ter kokusunu gidermenin en kolay yolları temizliğe daha fazla dikkat etmektir. Terlemenin fazla olabildiği ve kötü koku oluşturan koltuk altı ve ürogenital bölge kılları sıkça tıraş edilmelidir. Vücudun kolay hava almasını sağlayacak pamuklu giysiler giyilmelidir. Sentetik dar kıyafetler ve terli giysilerin tekrar giyilmesi kötü kokuyu arttırır. Sıkça banyo yapmakta çok etkili olabilmektedir. Bazı gıdalar terin kokusunu kötüleştirebilir. Baharatlar, soğan, sarımsak, turşu, sucuk, pastırma, yoğun çay-kahve-alkol tüketimi bunlara örnek olarak verilebilir. Bunlara rağmen hala kötü kokudan rahatsızlık duyuluyorsa antiperspiranlı deodorantlar, parfümlü losyonlar kullanılabilir. Unutulmaması gereken bir şeyde bu ürünlerin kuru cilde uygulanması gerektiğidir. Bazen de aynı ayakkabıyı her gün giymek de kötü koku yapar. Mümkün olduğunca her gün farklı ayakkabı tercih edilmelidir. İşte ve evde farklı çoraplar kullanılmalı ve her gün mutlaka çorap değiştirilmelidir. Mümkün olduğu kadar evde ayaklar çıplak dolaşmalıdır.

Bazı insanların ayak kokusu çok rahatsız edici boyutlara ulaşabilir. Bu durumlarda da mümkün olduğu kadar açık ayakkabı veya terlik kullanarak ayağın daha az terlemesi sağlanmalıdır. Çorap mümkünse pamuklu olmalı. Bazen çorap giymeden ayağa pudra uygulamasından fayda görülebilir. Sıkça abdest alanlar veya banyo yapanlar çorap giymeden önce mutlaka ayaklarını kurulamalıdırlar. Aksi halde, terleme ile birlikte kötü koku oluşturan mikropların üremesi kolay olur.

El, ayak veya koltuk altında aşırı terlemeyle belirgin olan ve altta yatan hiçbir nedeni olmayan, idiyopatik aşırı terleme, toplumda %1-2 oranında görülebilmektedir. Genetik geçiş gösterebilen bu durum daha çok gençlik döneminde görülür ve ilerleyen yıllarda azalır.

PH değeri 5 olan sabun kullanımak; adaçayı içmek; koltuk altının su ile yıkandıktan sonra elma sirkeli su ile silmek; çam yağı damlatılmış suyla aşırı terleyen bölgeyi silmek; ayağı 30 dakika siyah çayda bekletmek; daha fazla kuru nağne tüketmek gibi yöntemler de aşırı terlemeyi ve kötü ter kokusunu önleyebilir.

Terin içinde mikropların üremesini engelleyen sprey ürünlere deodorant denir. İçinde alkol ve bazı güzel koku içeren parfümler sayesinde kötü kokmayı engelleyebilir. Ter atımını önleyen maddelere ise antiperspiranlar denir. Hafif-orta derecede koltuk altı terlemesinde antiperspiranlı deodorantlar veya losyonlar kısmen işe yarayabilir. Şiddetli derecede terlemesi olanlar için yüksek konsantrasyonlu antiperspiranlar vardır ama etkisi sınırlıdır.

Ayak veya avuç içi aşırı terlemesinin tedavisinde kullanılan bir yöntem olan iyontoferezis ile iyi sonuçlar alınabilmektedir. Düşük dozda elektirik akımı ile ter bezlerinin aşırı ter üretimi engellenir. Daha yeni bir uygulama olan radyofrekans yöntemi ile de bu bölgelerin aşırı terlemesi başarılı bir şeklide tedavi edilmektedir.

Botoks enjeksiyonu ile özellikle koltuk altı aşırı terlemesi tedavi edilebilir. Botoksun ter bezlerini uyaran sinirleri bloke etmesi ile ter bezlerinin aşırı ter üretimi durur.

Tüm tedavi yöntemlerinin denenmesine rağmen başarı sağlanamayan durumlarda cerrahi seçenekler devreye girer. Cerrahi tedavi, riskleri ve uygulama zorluklarından dolayı pratikte pek tercih edilmez.

Okunmaya Değer Yazı!  20'lik Dişler Çekilmeli Mi?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

casino siteleri bahis siteleri